Thodex’in yeniden görülen davasında para hareketleri ile sanıklara yönelik talepler aynı mütalaada toplandı. Bugün yayımlanan ayrıntılar, platformdaki hesap bakiyeleriyle karşılıkları arasındaki farkı da gündeme taşıyor.
Kripto para borsası Thodex’in davasında savcılığın esas hakkındaki mütalaası, müşteri varlıklarının platform dışına nasıl çıkarıldığına ilişkin yeni ayrıntılarla gündemde. Barış Pehlivan’ın Cumhuriyet’te 30 Eylül’de yayımlanan yazısına göre, 17 sayfalık mütalaada yaklaşık 357 milyon liralık çıkış ve banka kanalıyla çekilen tutarlarla yapılan 52,2 kilogram fiziksel altın alımı anlatılıyor.
Pehlivan, mütalaanın geçen hafta İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulduğunu aktarıyor. Haber, bugün gerçekleşmiş yeni bir para çekimini değil, yeniden görülen davada savcılığın geçmiş işlemlere ilişkin değerlendirmesini konu alıyor.
357 milyon liranın iki ayrı çıkış kanalı
Yazıda aktarılan 2021 bilançosuna göre sistemde oluşturulan varlık değeri 913.881.432 TL. Savcılığın sanıklarca çekildiğini ileri sürdüğü bölümün dağılımı şöyle:
| Çıkış yolu | Mütalaada aktarılan tutar |
|---|---|
| Bankacılık kanalı | 136.719.289 TL |
| Kripto varlık olarak | 220.261.265 TL |
| Toplam | 356.980.554 TL |
Rakamlar 2021 bilançosuna dayanan dosya tutarları; bugünün kripto veya altın fiyatlarıyla yapılmış bir değerleme değil. Yaklaşık 52,2 kilogram altın, toplamın üzerine eklenecek ayrı bir zarar kalemi olarak da aktarılmıyor: banka yoluyla çekilen paranın kullanımını anlatıyor.
Pehlivan’ın aktardığı değerlendirme yalnız transferlerle sınırlı değil. Savcılık, müşterilerin platformdaki hesaplarında gösterilen kripto varlık değerleri için şu ifadeyi kullanıyor:
“hesaplarında görünen değerlerin aslında reel karşılıklarının bulunmadığı”
İddianın odağı, merkezi borsa ekranında görünen bakiye ile onu karşılayan varlığın aynı şey olup olmadığı. Mütalaada reklamlar, bonuslar ve çekilişlerin daha fazla müşteri çekmek için kullanıldığı da ileri sürülüyor.
BirGün’ün mütalaadaki tutarları aktaran 30 Eylül tarihli X paylaşımı
Gönderi, açtığınızda X üzerinden yüklenir.
Savcılığın talebi hüküm değil; sıradaki tarih 12 Kasım
Yeniden yargılama, önceki kararın istinafta bozulmasının ardından 21 sanıkla sürüyor. Evrensel’in aynı yazıya dayanan haberinde, Faruk Fatih Özer’in 1 Kasım 2025’te cezaevinde ölü bulunduğu hatırlatılıyor. Savcılık, kurucu hakkındaki dosyanın ölüm nedeniyle düşmesini istiyor.
Güven ve Serap Özer için örgüt yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından ceza talep ediliyor. Diğer 11 sanık hakkında ise beraat isteniyor. Sonraki duruşma için verilen tarih 12 Kasım.
Henüz yeni bir hüküm yok: Aktarılanlar savcılığın esas hakkındaki görüşü ve talepleri. Ceza ve beraat talepleri, mahkemenin bunları kabul ettiği anlamına gelmiyor; 12 Kasım’da mutlaka karar çıkacağı da kesinleşmiş değil.
Cumhuriyet, Pehlivan’ın yazısını 30 Eylül tarihli yaklaşık dört dakikalık bir sesli video olarak da yayımladı. Aşağıdaki Türkçe kayıt duruşma görüntüsü değil, haberin dayandığı yazının seslendirmesi.




















